Tezkere için toplanan TBMM'de tarihi olay

Askere sınır ötesi operasyon yetkisi veren tezkerenin 1 yıl uzatılması için toplanan TBMM, tarihi anlara tanıklık etti. HDP ile MHP, ilk kez beraber hareket etti.

Tezkere için toplanan TBMM'de tarihi olay

Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi bir yıl süreyle uzatan tezkere, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Genel Kurul'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, HDP ile hiçbir koşulda bir araya gelmeyeceği söylemi tarih oldu. 

Meclis Başkanvekili Koray Aydın başkanlığında toplanan Meclis'te, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu seçim hükümetinde yer alan bağımsız bakanların yemini konusunda kriz yaşandı. CHP grubu, seçim hükümetinde bağımsız olarak bakan olduğu söylenen kişilerin bağımsız olmadığı ve bundan dolayı yemin edemeyecekleri yönünde usul tartışması açtırdı. Yapılan oylamada CHP, MHP ve HDP yemin etmemeleri yönünde oy kullandı. AK Parti ise yemin etmeleri yönünde oy kullandı. Genel Kurul'da, Geçici Bakanlar Kurulunda yer alan 11 bağımsız bakan yemin etti.

Peki bu konu nereden açıldı. Bağımsız Bakanların yemin etmesinden önce, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "kabinedeki 8 bakanın bağımsız olmadığını, bu makamlara bağımsız bakanların atanmasına kadar yemin etme işleminin ertelenmesi" istemiyle usul tartışması açılmasını istedi. Açılan usul tartışmasında konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 45 günlük hükümeti kurma süresinin tamamlanmadığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da görev verilmesi gerektiğini söyledi. 

Kabinedeki 11 makam için bağımsız bakan görevlendirme zorunluluğu olduğunu belirten Özel, "11 değerli bakan adayından üçüne itirazımız yok. Ancak sayın Vecdi Gönül, Ayşen Gürcan, Ali Rıza Alaboyun, Kudbettin Arzu, Ahmet Erdem, Cenap Aşcı, Yalçın Topçu ve Selami Altınok'un AKP'li olduklarına; hatta bir gün öncesine kadar bu partide siyaset yapmış olmalarına rağmen, o gece istifa dilekçesi vermek suretiyle hülle yoluyla bağımsız duruma gelmişlerdir. Bir gece önce dilekçeyle bağımsızlık şartının yerine getirildiğini iddia etmek, bu Meclis'in iradesiyle ve aklıyla alay etmek demektir. Bağımsızlığı şüpheli bakanların yerine gerçekten bağımsız kişilerden atama yapılması için bu işlemin durdurulması gerekir" görüşünü savundu. 

Özel, "Gerçekten bağımsızlarsa buraya gelip AKP'li olmadıklarına dair yemin etsinler" diye konuştu. 

AK Parti Grup Başkanvekili Doğan Kubat, Cumhurbaşkanına karşı herkesin dikkatli bir dil kullanması gerektiğini söyledi. 

"Bir kişinin siyasi partiyle hukuken bağı koptuktan sonra atanmasına mani durum yoktur" diyen Kubat, Nihat Erim'in 1971'de CHP'den istifa ettiğini ve bir gün sonra bağımsız Başbakan olarak atandığını anımsattı. Kubat, "Bunun bir mahsuru var mı, asla. O zaman CHP grubu bunu memnuniyetle karşılamış. Doğru yapılmış. Partiye üye olmak katolik nikahı kıymak değildir. İstediği zaman ayrılabilir" dedi. 

CHP'li Özel yeniden söz alarak, "Orada yapılan uygulama, kınadığımız bir darbe döneminin uygulamasıdır, bugün de kınıyoruz. CHP sizin gibi darbecilerin açtığı yoldan yürümez. Hababam sınıfında Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, ülkücüler, solcular var, bir tek siz yoktunuz. Çünkü bu film 1980 öncesi çekildi, 1980 darbesinin ürünleri o filmde olamaz" diye konuştu. 

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise "Geçmişe baksaydınız kimin darbelerle geldiğini görürdünüz. 'Ben saraya gitmeyeceğim' diyenlerle bir hükümetin kurulamayacağı ortaya çıktığına göre tabii ki Cumhurbaşkanı görev vermez, bu onun takdir hakkıdır" ifadelerini kullandı. 

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Geçici Bakanlar Kurulu'nun, 7 Haziran iradesinin boşa çıkarılmasının ürünü olduğunu savundu. 

Kemal Kılıçdaroğlu'na da hükümeti kurma görevinin verilmesi gerektiğini belirten Baluken, kabinede yer alan bağımsız bakanların AK Parti'nin "taraflı ve bağımlı üyeleri" olduğunu öne sürdü. 

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Geçici Bakanlar Kurulu'nun oluşumunda MHP'nin iradesinin olmadığını belirterek, "MHP'nin siyasi iradesini yozlaştırmaya yönelik hiçbir girişim kabul edilemez. Bu heyette AKP ile HDP'nin siyasi iradesi bulunmaktadır" dedi. 

Tartışmaların ardından Başkanvekili Aydın, tutumunda bir değişiklik olmadığını söyledi ancak CHP'li Özel, başkanlığın tutumunun oya sunulmasını istedi. 

Aydın, bu istemi yerine getirerek tutumunu oya sundu. Oylamada, başkanlık tutumunun lehine AK Parti'li milletvekilleri oy kullanırken, CHP, MHP ve HDP'li milletvekilleri aleyhte oy kullandı. Bu durumu, muhalefet milletvekilleri alkışlayarak karşıladı. Bunun üzerine, TBMM Başkanvekili Aydın, oylama sonucuyla ilgili katip üyeler arasında anlaşmazlık olduğunu ifade ederek, birleşime ara verdi. 

Geçici Bakanlar Kurulunda yer alan 11 bağımsız bakan, TBMM Genel Kurulu'nda yemin etti. 

Genel Kurul'da yemin eden bakanlar şöyle: 

"İçişleri Bakanı Selami Altınok, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kudbettin Arzu, Adalet Bakanı Kenan İpek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ahmet Erdem, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Gümrük ve Ticaret Bakanı Cenap Aşçı, Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Milli Savunma Bakanlı Vecdi Gönül, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin." 

İçişleri Bakanı Altınok'un yemini sırasında HDP'li milletvekilleri Genel Kurul'dan çıktı. 

Adalet Bakanı İpek'in yemini sırasında da CHP sıralarından "Adaletin nerede" diye bağrılması üzerine AK Parti ve CHP grupları arasında sözlü tartışma çıktı. Diğer milletvekillerinin araya girmesiyle tartışma büyümeden sonlandırıldı. TBMM Başkanvekili Koray Aydın, birleşime ara verdi. 

TBMM Genel Kurulu'nun olağanüstü toplantısında, Irak ve Suriye tezkeresinin görüşmelerine geçildi. 

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, aynı amaçlara yönelik olarak yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına dair hükümete verilen yetkiyi 1 yıl uzatan tezkerenin görüşmeleri, HDP'nin itirazıyla başladı. 

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, tezkerede imzası bulunan bakanların yüzde 70'e yakınının artık Meclis'te yer almadığını söyledi. Baluken, tezkerenin yeni kabinede ele alınıp, burada irade şekillendikten sonra görüşülmesi gerektiğini savundu. 

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu tezkerenin görüşülmesi gerektiğini, bu konuda hukuki eksiklik bulunmadığını ifade etti. 

AK Parti Grup Başkanvekili Doğan Kubat, bu konunun tartışılmasına gerek olmadığını belirtti. 

Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Koray Aydın, tezkerenin başka hükümet döneminde hazırlanmasının görüşmelere engel olmadığını kaydetti. Aydın, yeni yasama döneminde bile görüşülmesi içtüzük uyarınca mümkün olan tezkerenin, aynı dönem içinde gerçekleşen hükümet değişikliğinde de görüşülebileceğini vurguladı. Aydın, bunun, Anayasa ve içtüzüğe aykırı olmadığını ifade etti. 

Bunun üzerine Baluken, başkanlığın tutumu hakkında usül tartışması açtırdı. 

Lehte ve aleyhte konuşmalardan sonra Aydın, tutumunda bir değişiklik olmadığını belirtti. 

Daha sonra Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, tezkere üzerine hükümet adına söz aldı. 

Bu arada, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın, Genel Kurul'un bugünkü oturumunda silah çektiğine dair çıkan haberleri gündeme getirdi. 

Kılıç da hiçbir zaman, hiçbir şart altında, her ne olursa olsun TBMM çatısı altında silah taşımak gibi bir durumunun olamayacağını bildirdi. 

Bunun, iftira olduğunu belirten Kılıç, asla böyle bir hareketi yapmayacağını, kendisini tanıyanların bileceğini vurguladı. 

Ayrıca CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de söz alarak, Adalet Bakanı'nın andiçmesi sırasında tutanaklara da yansıyan yakışıksız bir ifade kullanıldığını belirtti. 

Özel, "Arkadan gelen bir gürültü ve o sırada tutanaklarda Sayın Bakan hakkında son derece yakışıksız bir ifade var. Tutanaktaki ifadeyi hiçbir CHP milletvekilinin, hatta bu çatı altında görev yapan herhangi bir partiden milletvekilinin kullanmasını doğru bulmayız. Sayın Bakan bu sözü duymuş ve incinmiştir. Bu sözün tutanaklardan çıkarılmasını istiyoruz" diye konuştu. 

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Irak ve Suriye tezkeresiyle ilgili, "Şiddet ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasıyla sonuçlanabileceği ihtimali tezkerenin bir yıl daha uzatılmasını elzem kılmıştır" dedi. Daha önce alınan yetki tezkeresi çerçevesinde TSK tarafından hava harekatı, hava keşif uçuşu ve topçu ateşi gerçekleştirildiğini dile getiren Gönül, "Tezkerenin tek hedefi, bu ülkenin huzuruna saldıran, vatanımızın huzuruna saldıran içteki ve dıştaki teröristlerdir. Bundan sonra da bu şekilde devam edecektir. Türkiye'nin bulunduğu bölgede yaşanan güç çatışması, etnik ve mezhepsel gerginlikler ve terör tehdidi çevremizdeki şiddet durumunu oldukça yüksek seviyeye çıkarmaktadır. Bu kapsamda, son zamanlarda yaşanan krizin beklenenden daha uzun sürede olabileceği, şiddet ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasıyla sonuçlanabileceği ihtimali tezkerenin bir yıl daha uzatılmasını elzem kılmıştır ve bu sebeple tezkere huzurunuza gelmiştir" dedi.

Gönül, "İç veya dış terörün hiçbirinin meşru sebebi olamaz. Terörle mücadelenin en görünür olduğu tarihten bu yana görev alan tüm hükümetlerin öncelikli gündemi terörle mücadele oldu. Demokrasimizi güçlendirmek amacıyla uygulayacağımız çok boyutlu ve kapsamlı tedbirler içeren bu süreç içerisinde lüzumu halinde ve caydırıcılık çerçevesinde askeri önlemler alınması terörle mücadelemizdeki bütüncül yaklaşımı tamamlayacaktır. Nihai hedefimiz, bu tür tezkerelere artık bir daha hiç ihtiyaç duymayacağımız, sürdürülebilir bir güvenlik ortamının tesisidir." diyerek sözlerini tamamladı. 

Yazar: Haberci
tbmm tezkere Askere sınır ötesi operasyon yetkisi hdp-mhp ittifakı bakanlar yemin etme tartışması
Advert
Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı