Erdoğan partinin başına dönecek
Aydın Kol

Erdoğan partinin başına dönecek

YAZIYI AŞAĞIDAKİ VİDEO EŞLİĞİNDE OKUMANIZ TAVSİYE EDİLİR.

Son kongre süreci bir kez daha göstermiştir ki; Recep Tayyip Erdoğan AK Parti hareketinin tek ve tartışmasız lideridir.

Erdoğan’ın kafasındaki esas plan kongrenin seçimlerden sonraya bırakılmasıydı. Seçim arefesinde parti enerjisinin kongre aşamasında harcanmaması ve muhtemel fikir ayrılıklarının su yüzüne çıkarak bölünme ve ayrışmanın önüne geçilmesi hedeflenmişti.

Davutoğlu ise kongreyi seçim öncesi yapmakla karşı bir hamle yaptı. Partinin kurucu değerlere dönmesi ve bunun yanı sıra kendi ekibine yer açıp bu hamlesiyle seçimlerden sonra kongrede başına gelebilecek olan ihtimalleri bertaraf etmeyi hedeflemekteydi.  

Erdoğan sonrası partinin başına gelebilecek en makul aday olan Davutoğlu her ne kadar teşkilat ve kamuoyu tarafından kahir ekseriyette benimsenmiş ise de  milletvekili aday listelerinin belirlenmesindeki  tutumu, bazı bölgelerdeki isabetsizliği ve ekibinin özellikle Lütfi Elvan’ın bürokraside yaptığı bazı operasyonel hamleler Erdoğan’ı rahatsız etti.

Buna karşın Erdoğan’ın da seçim sürecinde sahaya çıkması Davutoğlu'ndan rol çalmasına hatta ve hatta seçmen tercihlerine olumsuz yansımasına neden olduğu dillendirilmiştir.

Erdoğan, Davutoğlu'na Binali Yıldırım restini göstererek indirici darbeyi yapmıştır.  MKYK’nin 50 kişilik listesini incelediğimizde Erdoğan’ın danışmanları, Hayati Yazıcı’da dahil olmak üzere eski ekibi ve Damadı Berat Albayrak’ın yakın arkadaşlarının ağırlıkta olduğu görülecektir. Davutoğlu’nun ekibinden numunelik dahi olsa kimse yoktur.

Kongre yaklaşılırken arka planda restleşmeler yaşanırken aslında büyük kırılmanın eşiğine de gelinmişti. Zira Abdullah Gül faktörü bazı senaryolarda geçiyordu. Ama açıktan ne kendisi nede oyunu kurgulayanlar buna cesaret edemiyordu. Bu damar parti içerisinde  bekleme pozisyonunda kalmaya devam edecek. Oy kaybetme eğilimine girildiğinde hemen devreye girecektir.

AK Parti içerisinde Erdoğan’ı karşısına alabilecek ne bir oluşumun ne de bir kişinin parti içinde Erdoğan’a rağmen siyaset yapma ihtimali yoktur. Parti dışında da siyaset yapma imkanı ve rasyonelitesi  de yoktur. Mumcu, Şener, Günay, Şahin bunlardan sadece bir kaçıdır. Abdullah Gül bu nedenle yeni bir oluşuma bayraktarlık yapmamaktadır. Mevcut şartlar içerisinde parti tabanında bekledikleri karşılığı bulamayacağı çokça örnekte mevcuttur. 

1 Kasım seçimlerinde parti seçim propagandası ağırlıklı olarak emekli maaşları, istihdam ve sosyal politikaları üzerine olacak. Bütün bunlara rağmen Eğer parti oy kaybetme eğilimine girerse partinin toparlanabilmesi için kuvvetli iki senaryo görünüyor. İlki Erdoğan ve Abdullah Gül’ün mutabakat sağlayarak Abdullah Gül ile yola devam edilmesi ikinci senaryo ise Erdoğan’ın Partinin başına dönmesidir.  
Başkanlık sistemine de geçilemeyeceğine göre Erdoğan’ın icraatın başına dönmesi er yada geç en kuvvetli senaryodur.

Tarih mi 2019 dan önce..

 

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı