Türkiye işgal altında!
Mehmet Ertuğrul

Türkiye işgal altında!

Şimdi yazacaklarımı gözünüzde canlandırmanızı isteyeceğim..

Türkiye'yi teröristler işgal etmiş, iç savaş çıkmış. Evlere bombalar yağıyor. Yanı başınızdaki 40 yıllık Ayşe teyzenin atılan kurşunla öldüğünü görüyorsunuz. Her sabah kapısından geçtiğiniz Ali amca da o evi de yok artık.

Sokaklarda her gün kızdığınız o çocuk sesleri, yerini bomba ve silah seslerine bıraktı. Oturduğunuz kafeler, kan deryasına dönmüş, oturacak ne masa ne sandalye kalmış. 

Her gün gittiğiniz ve sosyal medyada yer bildirimi yaptığınız o güzel AVM dükkanları içerideki bir canlı bombanın pimini çekmesiyle havaya uçmuş, ambulans, itfaiye gelsin diye insanlar bekleşiyor. Yardım çığlıkları, feryatlar kulakları çınlatıyor.

Her gün güzel kıyafetlerinizi giyerek, işe gitmek için çıktığınız yollara hendekler kazılmış, işyeriniz havaya uçurulmuş, patronunuz esir alınmış. 

Anneniz vuruldu, babanız kaçırıldı. Kardeşinizin nerede olduğunu bilmiyorsunuz. En son annesinin ardından yas tutuyordu, şimdi nerede olduğu meçhul. 

Siz peki ya siz? Böyle bir tabloyu görüyorsunuz, insan ne yapar değil mi ? Hayatta alıştığınız, tutunduğunuz tüm dallar tek tek koptu ve siz böyle bir savaşın ortasında kala kaldınız.

Bunların hayali bile zor değil mi? İşte Suriye'de, Afganistan'da, Filistin'de ve pek çok müslüman ülkesinde bu manzaralar hayal değil gerçek. İnsanlar az önce sizin düşünüp, 'Allah'ım sen koru' dediğiniz hayalleri tek tek gerçeğini yaşıyor. 

Bu insanlar son çare ülkesinden kaçıyor, çoluğunu çocuğunu, giyecek elbisesi kaldıysa 2 parça elbisesini alıp yollara düşüyor. Avrupa'ya gitseler her şeyin güzel olacağını düşünüyorlar. O yolda çilelerle dolu o yollarda kendilerini neyin beklediğini bilmiyorlar.

Onlarca kişi bindirildikleri şişme botlarla kocaman mavi denizlere, mavi renkli hayallerine kavuşmaya gidiyorlar. Tam o sırada beklenmedikleri bir şey oluyor ve hayaller suya batıyor. Bindikleri bot patlamış veya bir büyük gemi botlarına çarpmış, kucaklarında yavruları ile can telaşına düşüyorlar. 

Belki de hayatlarında ilk kez gördükleri denizi boğularak öğreniyorlar. Çırpınışlar fayda etmiyor. Ana, baba, komşu, yaşantı iç savaşla yerle bir olmuş kaçıyorken, bir botta hayatlar son buluyor. Kıyıya insanlık dersi verircesine vuruyorlar.

Peki ne yapmalıyız? Vatanımıza sahip çıkmalıyız. Birlik, beraberlik içerisinde olmalıyız. Siyasi hesapları bir kenara atıp, 'Mevzu vatansa gerisi teferruattır' sözlerinin altına imza atmalıyız. 

Bu vatan bin yıldır süre gelen kardeşlikle yoğrulmuş ve bugünlere gelmiştir. Bu ülke için canını veren şehitler, gaziler göçtü gitti bu topraklardan. Mustafa Kemal Atatürk, gitti. Büyük Osmanlı devletinin varisi Türkiye'yi bugüne kadar yönetenler gitti. Herkes gidecek, biz de gideceğiz. Öleceğiz ve her şey bitecek. Ama bu topraklar geleceğimize kalacak.

Şişme botlarda hayatımızı sonlandırmamak, az önce hayalinizi kurduğunuz durumlara düşmemek için ülkemize sahip çıkalım. Türkü, kürdü, lazı ve çerkezi aramıza nifak tohumlarının ekildiği şu günlerde, siyasi hesapları bir kenara bırakıp kucaklaşalım. 

Bu vatanı kaybedersek, sonumuz belli. O zaman geriye ne siyaset yapılacak parti, ne tartışılacak bir konu, ne de her gün okuyacağınız bir yazar, ne de kutladığınız bayramlar kalır. 

Yaklaşan Kurban Bayramı'nızı da bu vesileyle kutluyor, birlik ve beraberlik dolu yarınlar temenni ediyorum.

Allah'a emanet olun.

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı