Cumhuriyetin başındaki diktatörün ayak izleri
Aydın Kol

Cumhuriyetin başındaki diktatörün ayak izleri

Yıl 1998. Daha öncesinde yönetim kurulu üyeliği ve futbol şubesi sorumlusu olarak görev yaptığı kulübünde rakibinden sadece 1 oy fazla alarak başkanlık koltuğuna oturdu. Hala da oturuyor, Aziz Yıldırım.

Şimdi sıkı durun başkanın ilk icraatlarından biri Stada Şükrü Saraçoğlu adının verilmesi. Kimdir Şükrü Saraçoğlu; Aslen Trabzonlu. Trabzon’dan İzmir’e göç eden bir ailenin çocuğu. (Kaderin cilvesi olsa gerek yolda karşılaşsalar selamlarını almayacak Trabzonluların memleketinden) Trabzonlu olduğundan hiçbir yerde bahsetmeyen adeta gizleyen Saraçoğlu Milletvekilliği, Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık  yapmış. Bunun yanı sırada bu makamlardayken aynı zaman Fenerbahçe Kulüp başkanlığı 16 yıl yürütmüş. Meşhur varlık vergisinin de mimarlarından. Anlayacağınız hem başbakan hem kulüp başkanı, hem Meclis Başkanı hem kulüp başkanı, hem adalet bakanı hem kulüp başkanı..

Haa ne mi yapmış? Bugünkü stadın olduğu yeri Maliye Bakanı iken sembolik olarak 1 liraya Milli Emlak'a devrediliyor oradan da katakulli ile Fenerbahçe’ye satılıyor!

Başbakanlığı döneminde millet karneyle ekmek alırken, buğday unu bulamazken, giyecek elbisesi yok iken örtülü ödenekten Fenerbahçesine para aktarıyor.

1934 yılında olaylı bir Galatasaray maçından sonra bazı yöneticilere ömür boyu men cezası verilir. Fenerbahçe kulübün kapatılmasına kadar gidecek olan yolu önlemek için Fenerbahçeli yöneticiler soluğu dönemin Adalet Bakanının yanında alır. (nedense aklıma şike sürecinde Yıldırım Demirören başkanlığındaki zevatın Ankara’da kapı kapı dolaşması geldi) Adalet Bakanı da tahmit edebileceğiniz gibi Saraçoğlu'dur. O da “Fenerbahçeyi kimse kapatamaz. Derhal olağanüstü bir kongre düzenleyin” der. Sonra ne mi olur? Kulübün başına geçiyor.

Necip Fazıl Bâbıâli kitabında Matbuat Umum Müdürlüğü’nün Saracoğlu’nun talimatıyla dönemin gazetelerine ‘Allah ve ahlâktan bahsetmek yasaktır’ tamimi gönderdiğini yazar. Bunun yanı sıra TBMM de o döneme çok da uygun olan 'Din zehirdir' hitabı maneviyat konusundaki bakışını da öğrenmemize vesile oluyor. 

Her ne kadar o günkü başkan ittihatçı damardan bugünkü başkan ulusalcı bir damardan beslensede yollarının kesiştikleri bir noktada askerlik konusudur. Dönemin iki sıkı rakip figürü İnönü ve Bayar’dır. Bayar İnönü'yü eleştirilerinde onun ekibinde yeralan Şükrü Saraçoğlu'nu kastederek, 'Her nedense Kurtuluş Savaşı'na katılmadı' der. 

Şimdiki başkan önce çürük raporu aldı. Raporun sahte olduğu iddiaları kamuoyunda geniş yer buldu. Makul bir açıklama yapılamadı. Geçtiğimiz yıllarda ise bedelliden yararlanarak askerlikten muaf oldu. Yani 1 kez askerlik yapması gerekirken 2 kez askerlikten muaf oldu. 

Niye mi? Çürük raporun da sıkıntı olabilir mi acaba? Şike sürecinde Fenerbahçe taraftarları “Cumhuriyetin son kalesi” gibi metaforlarla olayı siyasal bir boyuta sürükleyerek sulandırmış, verilen hükümlerin infazı her ne hikmetse uygulanmayarak temizlenme nihayetinde de yeniden yargılanma aşamasıyla durulanarak paklanacaktır. 

Ama bu kirli çamaşır hiç zaman kurumayacak ve vicdanlarda mahkumiyeti müebbet olacaktır. 

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı