Şikir karın doyurmuyor
Mehmet Ertuğrul

Şikir karın doyurmuyor

Türk milleti olarak bazı şeyleri çok çabuk unutuyoruz. Bundan 10 yıl önceki önceliklerimizi bir kenara koyuyor, bugünün gelişmelerine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Kimi ev almanın hayalini kurarken, bugün aldığı evin mobilyalarını değiştirmeyi düşünüyor. Kimisi de krediyle aldığı arabanın modelini yükseltmeyi planlıyor. Kimi öyle, kimi böyle.. 

Hayat akıp giderken şükürü bırakıp şikire önem veren insan ordusu ortaya çıkıyor. Ev, araba, kat, yat hepsi var ama şükür yok. Kapısında 5 çeşit ayakkabısı, dolabında 10 çeşit elbisesi var. Sorsan hayattan beklentisi daha çok ayakkabı, daha çok araba, daha çok elbisedir. Şükür yok, şikir var.

Bunları görüpte elleri patlayıncaya kadar çalışan, evine 3-5 kuruş götürebilen insanlar da şükrünü bir kenara koymaya başlıyor. Simit satarak kazandığı günlük kazancının yarısından çoğunu yeni serisi çıkan akıllı telefonun taksidine veriyor. Kızı mahalle arasında bir okulda okuyor, onun da telefon taksidi var. Evine yeni eşya aldı, hanımı komşularını çağırıp 5 çayı düzenliyor. Eşyalarını gösteriyor.

Reklam reklam reklam.. Hep bir tüketim, hep bir 'Bende daha iyisi olsun' arzusu. Haberlerde en iyi elbise reklamı, gazetelerde banka kredisi reklamı, afişlerde 'Senin neden olmasın' başlıklı reklamları görüyor ve bir yerden sonra teslim oluyorsunuz. Borçlar birikiyor, gider geliri aşıyor ve reklamlar sona eriyor. Kuş kafese giriyor, özgürlüğünüz kafesin kapağını kapatanın eline geçiyor.

O zaman başlar duvara vurulmaya başlıyor. Filmi başa sarıyorsunuz; o telefon, o ayakkabı, o mobilyalar aslında fazlaydı. Sana lazım olan şeyler değillerdi. Peki neden bu durumlara düştün? İşte asıl konuşulması gereken konu bunlar değil mi? Ahmet'in arabası, Mehmet'in evi, Ayşe'nin mobilyası, Fatma'nın ayakkabıları.. 

Bize lazım olmayan kadar yiyor, bize lazım olmayan kadar tüketiyoruz. Sırf 'Onda var, şunda var' diye diye kendi kafesimizi yapıyor ve içine giriyoruz. Yarın geç olmadan, bu tüketim çılgınlığından vazgeçmeliyiz. Şikire değil şüküre önem vermeliyiz. Evi olanın da, arabası olanın da sabahı aynı sabah, akşamı aynı akşam. Günler geçip gidiyor, gideceğimiz yer farklı değil. Mekan belli, adres belli.

Son günlerde (özellikle seçim sürecinde) ekonominin biraz durgun olmasıyla bazı kişilerin bu durumu gözlemlediğini farkettim. Gelirde az düşme olunca, yapılan hatalar, eksikler anlaşılmaya başladı. Çok geç olmadan, Ali'yi, Ayşe'yi değil senden daha acizini örnek alarak hayata devam etmeli. Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) dünya ve dünyaya dair maddi kazanımlar konusunda daima itidali tavsiye ettiğini biliyoruz. Dünya telaşıyla koştururken ahireti unutmamak, ahiret için yatırım yaparken de dünya sorumluluklarını ihmal etmemek Efendimiz'in (S.A.V.) sünnetidir.

Her şey gönlünüzce olsun.

Not: Yazıda geçen 'Şikir' kelimesinin sözlük anlamı biçim, kılık ve görünümdür.

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı