Erdoğan 'Papa' olsaydı yine de böyle olur muydu? (2)
Aydın Kol

Erdoğan 'Papa' olsaydı yine de böyle olur muydu? (2)

Bir önceki yazıda cemaat ile AK Parti'nin yol ayrımına değinmiş ve arka plandaki sebepleri irdelemiştim. Bu yazıda cemaatin, AK Parti'ye cephe almasının gerçek sebebinin ne olduğuna dair fikirlerimi paylaşacağım. Peki ne oldu da cemaatin AK Parti ile olan yolları ayrıldı. 

Aslında yolları ayrılan cemaat ile AK Parti değil Türkiye ile ABD ve İsrail arasındaki dış politika farklılıklarıydı. Özelikle İsrail ile kırılmanın yaşandığı 2009 ve 2010 yılları bu açıdan önemlidir. 

30 Ocak 2009 Davos One Minute olayı, 17 Nisan 2009 Hakan Fidan’ın MİT Müsteşar Yardımcılığa getirilmesi, 25 Mayıs 2010 Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığına atanması, 31 Mayıs 2010 Mavi Marmara Baskını gibi peşi sıra yaşanan gelişmeler bu kırılmanın kilometre taşlarıdır. 

İsrail ile ilişkiler artık kısa ve orta dönemde eskisi gibi olamayacaktı. İsrail ile yol ayrılığı daha sonra genel dış politikadaki Davutoğlu’nun deyimiyle değerli yalnızlığımızı pekiştirdi. AB ve ABD, Mısır ve Suriye konusunda Türkiye’yi yalnız bıraktı. Batı Mısır konusunda tavrını demokrasiden yana kullanmazken, Suriye’de ilk yıllarda takındığı tavrı değiştirdi ama Türkiye çizgisini bozmadı. 

Türkiye edilgen dış politikadan etken dış politikaya evrilen siyaseti ve inisiyatif alan ve kullanan bir ülke durumuna gelmişti. AK Parti döneminde izlenen dış politika alışıla gelmiş Türk Dış Politikası değildi ve bununda bir yaptırımı olması gerekirdi. Türkiye’nin izlediği siyasetten ne Amerika Ne İsrail ne İran Ne de Rusya kimse memnun değildi.

Erdoğan’ın başta Ortadoğu olmak üzere Balkanlar ve Afrika’da gittiği her yerde büyük teveccühe mazhar oluşu uluslararası politika aktörlerini tedirgin etmekteydi. Mazlum, ezilmiş, sömürülmüş milletler için bir rol model yönetici tipindeydi. Batı tehlikenin farkındaydı. İnisiyatif kullanan verilen görevden ziyade görev ve misyon üstlenen Türkiye artık sınırlarından daha büyük düşünüyordu. Önce en büyük 20 ekonomi arasına giren sonra da hedefini ilk 10 olarak revize eden hatta ve  hatta 2071 yılını hedefleyen bir Türkiye batı için çok makbul ve alışılmış  bir durum değildi.

Çare belliydi. Demokrasinin istikranın bir şekilde inkıtaya uğratılması gerekiyordu. Kaos kargaşa anarşi ile Kuzey Afrika ülkelerinde ve Ukraynada olduğu gibi bir halk ayaklanması denendi.

Gezi olaylarının nasıl başladığı/başlattırıldığı hala bir muamma olarak karşımızda duruyor. Çevreye yeşile karşı duyarlı bir avuç insana sabaha karşı yapılan operasyon yurt geneline yayılarak toplumsal bir kalkışmaya dönüştüğü rastlantısal ve kendiliğinden oluşagelen bir durum değildir. Siyaseti dizayn etmeye çalışan yapı, gezi olaylarından bu yana son süreçte dahil olmak üzere bir algı operasyonu yaparak hükümeti yıpratmaya ve devirmeye çalışmaktadır. 

Siyasetin olağan akışı AK Parti'nin kendilerine hedef belirlediği 2023 yılına kadar AK Parti'li yıllar olarak görünmekteyken girdiği her seçimden ve referandumdan herşeye rağmen birinci çıkan bir partinin önünü kesmek için siyaset dışı argümanlarının ve yeni aktörlerin devreye sokulması tek çıkar yol olarak kalmıştı. 

Dış politikada yaşayan kırılmadan Gezi olaylarına kadar gelen süreçte ABD, İsrail, Almanya  ve İngiltere gibi finans, petrol ve silah sanayinin küresel baronları ile Koç, Doğan gibi yerli distribütörleri birlikte iş tutmaydı. Ama bir türlü istenilen sonuç alınamıyordu. Erdoğan bir türlü diz çökmüyordu.

Kırılma yaşanan süreçte bu aktörlerin satranç tahtasına yeni  piyonlar gerekliydi. Kullanılmaya elverişli, hem dini hem yerel hem de milli motifleri olan aktörler sahneye çıkarılacaktı. 

Dikkatinizi çekerim; gezi olaylarında Cemaat hükümetin yanındaydı, PKK nötr idi, IŞİD denen İslamiyetle uzaktan yakından ilişkisi olmayanlar ise ortada hiç yoktu. Şu anda bunların hepsi topyekün hükümete, devlete savaş açmış durumda.

İlk yazımda da belirttiğim üzere cemaat kendi hür iradesiyle hükümete karşı bir savaş açmış değildir tamamen kendi dışındaki dinamiklerin verdiği görevi yerine getirmektedir.

Emir büyük yerden..

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı