Kış geliyor dışarıda olan insanları unutmayalım!
Fatma Altuntaş

Kış geliyor dışarıda olan insanları unutmayalım!

Merhaba gönül dostlarım; bu haftaki yazımda her kışı bana hatırlatan hayatın içinden dışarıda mecburen yaşayan, evsiz kimsesizleri hatırlatan bir öykümdü sizinle paylaşmak istiyorum. 

Mevsim kışa yaklaşıyor, kışın ortası yoktur seven çok sever sevmeyen hiç sevmez serttir soğuktur kış. Ama bazen derim ki insanın gönlüne kış gelmesin. Her kışın da baharı vardır elbet. Dışarıda yağan karı seyretmenin zevki de ayrıdır bilene. Hayat ama bazıları seyreder zevkini çıkarır bazıları da ısınma derdine düşer, bazıları da dışarıda mecburen o soğuğa ayaza ciğerlerin bile nefessiz kaldığı kışa dayanmak zorunda kalır. Hayat kimilerin sıcak bi yerde bir çorbayla bile şükrü yokken diğerinin istediğidir o huzuru yaşamak. 

Bir kış mevsimiydi yine gençlik yıllarımda o soğuk ayaz akşamlarının bir akşamıydı koşar adım eve gitmekti telaşım yolda bir kadın dikkatimi çekti. Saçları kirden kabarmış, yüzü gözükmüyor, üstü parçalı, hamile elinde uzun sararmış pırasayı yiyordu. Bir an o pırasayı elinde görünce onca kire karşı herkes korkuyor doğal olarak o soğukta onu öyle görünce vicdanım el vermedi. Bir kadın hem de belli çok çilesi vardı kim bilir ne yangınları vardı anlatamadığı kimsenin de anlayamadığı yanında durdum, elini tuttum, 'At elindekini gel benimle' dedim. Sana bir şeyler alayım. Boynunu bükerek sen bilirsin dedi. 

En yakın bakkala girdim ne istersen al dedim aybaşı geliyordu üstümde o kadar param yoktu ama en azından tok olacaktı, uyuyamazdım yoksa. Ne istersen al deyince yine bakarak sen bilirsin dedi. Başka bir kelimesi yoktu belki de çok şey anlatıyordu o iki kelimede kim bilir aldım, ona bir poşet kapıya çıktı. Bakkala dedim ki bak buna her gün ekmek ya da bisküvi ver, aylık alınca her ay ben getiririm sana yeter ki aç kalmasın lütfen dedim. Korkma öderim borcumu ben 'Peki abla' dedi ama o buralarda almaz çöpten ya da yerden alır yer dedi yok dedim artık ben öderim size ona da söyleyeceğim şimdiki gibi değildi hiç bir şey en azından şimdi sokakta kalanları verilen numaraları arayınca yada belediyeler sahip çıkıyor. Ona bakarak bak dedim elimde olsa seni götürürüm ama maalesef ama en azından bundan sonra yerden çöpten yemeyeceksin ben varım dedim ve bizim gibilerin kimsesizlerin sahibi var korkma kim sana ne yapıyorsa onlarda çekecek anlıyordu beni ama konuşamıyordu. 

Geç kalmıştım geleceğim zaman zaman sana dedim sen bilirsin dedi bunları ye aç olduğunda bu bakkaldan ne istersen al ben verdim yerden yemen çöpten de üzülürüm dedim. Görüşeceğiz geç kalıyorum gitmek zorundayım diyerek ayrıldım az ileriye doğru giderken sesler duydum çocuklar poşeti almaya çalışıyorlar baktım pes etti aldılar. Poşeti izliyorum döndü attığı pırasayı yerden aldı geri yiyor. Hemen koşarak gittim poşeti aldım oturduk kaldırıma, herkes bakıyor bize ona yedirdim ellerimle bisküvileri tok olsun en azından gözlerin çok güzelmiş derken öksürüğü resmen soğuk ciğerlerine islemiş, gözlerim doldu. Ellerimden tuttu sen bilirsin dedi. Koşarak gitmek zorunda kaldım.

Aklım sen bilirsinde sabah işe giderken tam onun yerinden giderken apartman giriş kapısında kartonun üstünde uyuyor, dolmuştaydım indim hemen onu uyandırdım. Çok öksürüyor elinden tutarak çorba içsin içi ısınsın limonlu iyi gelir diyerek içirdim. Çorbayı kimsenin bize bakması umurumda değildi onun içi ısınsın ya yeterdi bana. İnsanın elleri yüzü kirli olsun kiri nasılsa su yıkar düşüncesi vardı, vicdanlar merhametler kirlenmesin? Koşarak ise geç kalıyordum anlatsam anlamazlar ki zaten. Sen bilirsin koydum adını aksamları gidiyor elimden geldiği kadar çok öksürüyordu ve bir şeyler yapmalıyım orda ki büyük işyerlerine hastaneye yatması gerektiğini farkındayım, acil hem de lütfen bakın yağmurda karda dışarıda yatıyor hamile adını bilmiyor hiç birsey bilmiyor. Dışarıdaki istismarcılarda yazık ne hale getirmişler, kurtaralım bunu lütfen diye adeta yalvarıyorum. Sen bilirsin kurtulsun diyerek sokaklardan.

Ve bir sabah baktım yok, bakkala gittim ödemeyi yapmaya abla dedi hastaneye kaldırıldı. Çok şükür Allah'ım dedim en azından sıcak çorba içecekti yok kardeşim kalsın yine öyle durumda olan varsa onlara ver bir şeyler dedim hangi hastanede peki deyince, 'Sanmam abla' dedi, ara ara geleceğim araştır ne olur hastaneyi söylersen yeter bana deyince peki dedi. Sabahları bakıyorum yok en azından içim bir yönde rahat sıcak yerde akşam uğradım bakkala haber yok, kış ağır, kar başladı derken bakkal abla ölmüş deyince o an hem üzüldüm hem de sevindim kimsesizlerin sahibi Rabbim emanetini yanına aldı gerçek dünyasındaydı. Artık emin ellerde.

Adını bile bilmediğim belkide tek dua ettiği bendim mekanın cennet olsun sen bilirsin güzel gözlüm. Rabbim kimseyi evsiz, yurtsuz bırakmasın olduğunuz yerin değerini bilin, etrafınızda böyle birileri görürseniz tabiî ki de korkarsınız haklı olarak ama en azından 2 dakikanızı almaz telefon açarak 155'i arayarak polisi arayarak destek olabilirsiniz. Bizim zamanımızda yoktu böyle şeyler lütfen duyarlı olalım. Herkesin imtihanı sınavı var bu hayatta, o sınavda bizimde nasıl davrandığımız bizim sınavımız.

10 Kasım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. Selam ve duayla Sevginin samimiyetin merhametin açmadığı hiç bir kapı olmaz. 

Sevgiyle kalın

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı