Sukut giydim sabırla acılara tutunarak
Fatma Altuntaş

Sukut giydim sabırla acılara tutunarak

Sevgili gönül dostlarım, bu haftaki yazımda 'Nasıl bu kadar dayanıklı oldun, sırrı nedir?' diyenlere gönül heybemden birazda olsa da kendi dilimle yazmaya çalışacağım. 

Hepimizin ayrı ayrı aynı olmasa da acılarımız var. Nasıl insan acılara tutunur mu demeyin. Acı yaranın içinde Yaradanı görmek ve işin sırrı sabır, şükür, sükut, dua ve tevekkül. İlk zamanlar bunu bana anlatamazdınız gençtim yaş geçtikçe anlıyor insan ondan gençleri anlıyorum, o an geçsin diyorsunuz olamaz diyorsunuz, beni mi buluyor neden niçin diye sorguluyorsunuz, suçlu arıyorsunuz, insanları hayatı her şeyi suçluyorsunuz kolay çünkü suçlu aramak. 

Kendinize bakmıyorsunuz uyumuyor yemiyor içmiyorsunuz, kendinizce isyandasınız hiç farkına varmıyorsunuz imtihan sınav olduğunuz kimisi hemen geçsin okulda okuduğunuz sınav kağıdı gibi verip geçelim, diyorsunuz, düşüyorsunuz, kalkamıyorsunuz! Yaralanıyorsunuz iyileşemiyorsunuz konuşuyorsunuz duyan yok herkes ‘takma kafana geçer’ diyor mevsim gibi zaman gibi hayatımıza giren insanlar gibi buda geçer diyor ya geçen bir şey olmuyor diye daha çok sinirleniyorsunuz derken, böyle senelerden bir gün yeter Allah’ım emanetini al dilim sukut olsun hiçbir şey konuşmayayım dedim. İsyan halinde dediğim anda 1 saat sonra konuşamadım adeta dilim sûkut lal olmuştu bu sefer doktorlar neden niçin diye araştırmaya eskisi gibi değil böyle adım attığınız her yer hastane yoktu. 

İstanbul derken yok yok ilaçlar tedaviler ve gelenler ağlıyor genç daha kimisi sağır dilsiz diye bağırarak konuşuyor, elimde serum yazarak bazen anlatıyorum okuma yazması olmayanlara yazamıyorum bakıyorum, sadece bayram günü herkes bakıyor gidiyor iyi bayramlar demeyi bırakın, 'su' diyemiyorum eşime ayrılma yanımdan kimseye anlatamıyorum yazamıyorum kimse anlamıyor yazık işe gidecek diyemiyor, oda eşim konuşamıyor, soba yanacak düşse kalkamıyor diyemiyor, öğlen aralarında kaçıyor koşarak sonrası mı çok sevdiğim babaannemin gözyaşıyla, ‘Senin sesin yerine benim dilim tutulsaydı’ diyen babaannemin öldüğü gün lâl olan sükut olan dilim çözüldü. 

O günden sonra anladım ki ee sen istemiştin dilim lal olsun sükut olsun diyen sen değil miydin yaranın acının içinde Yaradanı gördüm. Sessiz sessiz için acılarla yanarken içindeki sessiz, rabbe yalvarışın adıydı. Ondan gelene razı olup nasıl taşınacağını bilip inanmaktı. Geçmeyecek sandığın narin derin ince sızı gibi sancıların geçeceğine tebessümlerle dualarla karşılamak bu değerli misafirlerimizi anladım. Aşkla giden yolun sevdasıdır acı. Onu nasıl sarıp sarmak değil mi? 

Rahmet kapısından zahmetsiz gidilir mi, hiç dediğin yoldur bu! Zahmet çeksin ki yüreğin gönlün vuslatı bulsun. Rahmet pınarları yüreğine gönlümüze umudu olsun. Emanetleri teslim ederken emanetin sahibine onca acıya tutunarak acı içinde hissedilen diğer adı tarifsiz huzur aslında.  Acı sabır büyük imtihandır, unutmamalıyız ki! Hükümde kesindir. Allah sabredenlerle beraberdir. Tüm acılardan sonra iyi güzel şeyler gelir. Yeter ki sabır etmesini acılara bil. Çok zordur cam kırıkları gibi derin derin kanatır gönlünü yanarsın. İçindeki her zor olan aslında çok kıymetlidir unutma. Her şey geçiyor aslında bak ömür gibi hayatına giren insanlar gibi zaman gibi geçmez deseniz de geçiyor değil mi? 

Önemli olan gelir gider gönderenin hatırına misafirimize en güzel şekilde sabır etmek lazım. Her şey bitti dediğinde yeten yetişen Rabbimiz olduğunu unutmayalım. Gözyaşı kalmaz yeter dersin isyana düşersin farkında olmadan insanız sonra affet Allah’ım dersin. Zordur acıya dayanmak meyvesi zor olandır.  Ne diyor âlemlerin Rabbi, yalnız sabredenlerle ecrinleri sonsuz ödenecektir. Zümer Suresi.

En güzeli Allah’tan hayırlısıyla hayırlısını dilemek. Sabretmek öğreniyorsunuz, sabırla acıyı yudum yudum içine sindirmeyi zamanla anlıyorsunuz. Yaşayarak yaşamam dersin oldum her gün deyip yeniden yaşayarak yaşamın diğer adı da ümitsiz olma. Dünya nimet ve imtihan dünyasıdır unutmayalım. İşin sırrı tedavisi sizlere de tavsiyem hiç bitmiyor. Acılara yaralara en iyi gelen ilaçlar. Dua, şükür, hamd, sukut, tevekkül ve teslimiyet sonrası mı, sabırla beklemek ince ince Hz Mevlana dediği gibi, ‘Yaranın içindeki yaradanı görmek’ Tevekkülle beklemeye çalışıyorum yaralarımı acılarımı sahibine emanet ettim sabırla bekliyorum Hayırlısıyla, Sabırla sevgiyle kalın selâm ve duayla.

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Oshima Tershanesi'nde Türkler İçin Yapılan Gemi Suya İndi.
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı
Bakanlık gürültü kirliliğini mercek altına aldı