Yarın yeni bir yıl değil, yeni bir gün..
Aydın Kol

Yarın yeni bir yıl değil, yeni bir gün..

Popüler kültürün zihnine enjekte ettiği markalar sayesinde kendini ifade edebileceğini sanan, “yaaniii” ile başlayan “yaani” ile biten garip bir dilin atarlı cümleleriyle konuşan modern zamanların çağdaş köleleri…
Elindeki  telefonu,  bacağındaki bulucini, ayağındaki kesi, kafasındaki fesi, elindeki tesbihi kendine kartvizit eden ruhu terk-i diyar etmiş bedenler…
Lüks spor arabasını kendisinin görmesi için değil de herkesin gözüne içine sokmak için kafenin önüne sıfır park edenler…
Eskiden Türk kahvesi şimdilerde sütlü kahve pardon latte söyleyenler. İnce belli bardakta çay mı isteseydim diye düşünüp sonra verilen ilk siparişin peşine takılmış birer vagon gibi… “bana da ondan”  diyenler…
İçeriden çok dışarıya koyduğu mallarla kaldırımları işgal eden  manavlar, marketler  ve tabi ki kaldırıma hem de görme engellilerin yoluna park eden beyin engelli sürücüler…
Gelenekten moderniteye  sorgusuz sualsiz, edepsiz inançsız geçişin travmatik vakaları… 
Popüler kültürün sadık birer tüketicisi olmamız için yoğun bir mesaj bombardımanı altındayız. Kültürel ve sosyal bağışıklık sistemimiz tarümar durumda.  Bu amansız hastalığa yakalanmamız da bu yüzden
Tarihi derinlikten uzak sığ bir magazine saplanmış günlük hesapların içinde debelendikçe daha da batıyoruz. Virüs her yanımızı sarıyor
Yeme içme alışkanlıklarımız bile değişti. 
“Kirlenmek güzeldir” diye reklam filmlerimiz bile var. Vee  gittikçe de kirleniyoruz.
Büyüğünden küçüğüne bütün şehirlerimizde AVM tapınakları virüs gibi çoğalıyor. Parası olan alışveriş farizasını yerine getiriyor olmayanlar gıyabi vitrin gezmelerinde… 
Gittikçe kalabalıklaşan, insanı çıldırtma noktasına getiren trafik, stres ve koşuşturmanın kol gezdiği ruhsuz şehirlerde yaşanan acayip salgın bir hastalık bu. 
Narkoz yemiş hastanın uyanmakla uyanmamak arasındaki lal’liktesin. 
Hatırlayabildiğin sana ait bir kaç şey’in sıcaklığı henüz çok uzaklara gitmeden,
Geçmiş’e dair son fotoğraf karesi zihinlerden henüz silinmeden, çok geç olmadan alemlere rahmet gönderilen Peygamber Efendimizin (SAV) bir hadisi şerifinde buyurduğu üzere “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” (Tirmizî, Kıyame 25) sözleriyle bugünü bir fırsata çevirelim.
Kâinatta nokta kadar bir yeri olmayan dünyada geçirdiğimiz son yılın muhakemesini ve muhasebesini hesap makinesi ve cetvel kullanmadan yapalım.
Karda mıyız? yoksa zararda mı?
Hesaplarımız lira, dolar, altın, araba, ev cinsinden olmasın.
Ölçü birimimiz vicdan olsun
Akıl yanılır vicdan yanılmaz…
Unutma yarın yeni bir yıl değil… Yarın yeni bir gün…

 

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı