Peşin hükmü yok etmek mi atomu parçalamak mı?
Aydın Kol

Peşin hükmü yok etmek mi atomu parçalamak mı?

Peşin hüküm vermeden önce önyargıları bir kenara koyarak olayları ve insanları analiz edebilen düşünce metodolojisi sağlıklı bir davranış modelidir. Hal böyleyken olaylar ve insanlar arasında kurulan illiyet bağı algı operasyonlarının ilgi alanı olarak karşımızda durmaktadır. Bilgi kirliliği, dezenformasyon, klişeler, semboller, sloganlar düşünce sahamıza atılan yabancı maddeler gibi ortalığa saçılmakta ama ne yazık ki her daim alıcı bulmaktadır.

Olaylar çoğunlukla yapan kişiye göre değerlendirildiğinden faili belli olmayan vakalarda bazı kesimlerin suspus kaldığına şahit olmayan var mı? Ters köşe olmamak için “Hele bir fail belli olsun ona göre gardımızı alırız” düşüncesi hakim değil mi?  Tutum ve davranışlar faile göre belirlenmiyor mu ? ya da görmezden gelinmiyor mu? ya yumuşak geçiştirenlere ve ortalığı kan gölüne çevirenlere ne demeli?

Malum Diyarbakır’da 15 ton patlayıcı yüklü kamyon, masum Kürt vatandaşlarımızın üzerine patlatıldı. Etrafa dağılan ve zar zor bir araya getirilen 13 kişinin toplam ceset ağırlığı topu topu 50 kilo civarında evet sadece elli kilo yani birkaç poşet… Fail belli, olayı yapan hendek siyasetiyle bölgeyi kan gölüne çeviren hayatı zindan eden PKK.  Olay ile ilgili açıklama yapan PKK’nın Meclisteki temsilcisi eşbaşkan “olayı yapanlar özür dilemeli” diyor utanmadan sıkılmadan. Pardon da yolda yanlışlıkla omuz atan birinden bahsetmiyoruz ya da üzerinize yanlışlıkla çay döken birinden bahsetmiyoruz. 13 insan öldürüldü. Vücut bütünlüğü bozulan dişlerine varıncaya kadar vücutları eriyen 13 can 1 olsa ne fark eder ki insan canından bahsediyoruz. Açıklamasında ne bir PKK lafı ne bir lanet “ özür dilemeliymişler”. Gerçi  Kobani olaylarını bahane ederek 6-7 Ekimde sokakları terörize  edip başta Yasin Börü olmak üzere 50 can katledildikten sonra yaptığı açıklamadaki gibi boncuk boncuk terlemedi. Galiba gittikçe profesyonelleşiyor…

Buradan nereye geleceğim. Yapılan vahşetleri terör olaylarını insanlıktan çıkmış bu canileri PKK, DAEŞ, DHKPC vb. örgütleri kategorize edip ona göre tutum belirlersek bizlerde en az onlar kadar bu vebale ortak oluruz. Terör terördür, terörist de teröristtir. Dinlisi dinsizi, sağcısı solcusu diye ayrım yapılmaz. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’dan duyduğum ve tamda bu konuya cuk oturan “köpek köpektir hangi bahçeden havlarsa havlasın köpek köpektir” lafını söylemeden geçemeyeceğim.

Geçtiğimiz akşam TBMM’de Milletvekilliği Dokunulmazlıkları ile ilgili 1982 Anayasasına geçici madde yoluyla değişiklik getirecek madde görüşüldü. TBMM’ye gelen dokunulmazlık dosyasının sayısı 667'ye ulaştı. Bunların 46'sı Ak Parti, 192'si CHP, 405'i HDP, 20'si MHP milletvekillerine, 5'i ise Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'ya ait. Hakkında dokunulmazlık dosyası düzenlenen milletvekili sayısı da 138.  Bunların 27'si AK Parti, 51'i CHP, 50'si HDP, 9'u MHP milletvekili ve biri ise Nazlıaka. Getirilen düzenlemede parti ayrımı yok haklarında dosya olan bütün milletvekillerini ilgilendiriyor.

Milletvekili dokunulmazlıkları ile ilgili toplumda fazlasıyla bir hassasiyetin olduğu aşikâr. Vatandaş parlamento çatısı altında terörü, teröristi öven temsilci istemiyor. Anayasal değişiklik yapılmadığı sürece terörle mücadelenin bir yanının hep eksik kalacağına inanılıyor. Dokunulmazlık zırhına bürünen milletvekillerinin bir yandan devlete kalkışmaya mahal vermesi diğer yandan devletin imkânlarını kullanması kabul edilebilir bir durum olarak görülmemektedir. Tahammül sınırları çoktan aşılmış.

Vatandaşın tamamına yakınının dokunulmazlıkların kaldırılmasını beklerken PKK temsilcilerinin hayır oyu kullanması anlaşılır, kendi içinde bir tutarlılığı var. Ama CHP’yi anlamak mümkün değil. Genel Başkanı bir hafta öncesine kadar evet oyu kullanacaklarını söyledi söylemesine de işin rengi bir anda değişti. Bu konu ile ilgili kamuoyunu tatmin edici bir cevap veremediği sürece AK Parti’ye çok iyi bir malzeme verdi. Kanaatimce bu siyasi okumayı yapmaları halinde Cuma günü yapılacak 2. Tur oylamada CHP’nin evet oyu kullanabileceği ihtimali ağır basıyor. Yoksa bunun izahatını sahada vatandaşa yapamazlar ve bu durumu AK Parti siyaseten son noktasına kadar kullanır.

Yazının başında vurguladığım hususa dönecek olursak; olaylar ile failler arasındaki illiyet bağını kurarken peşin hüküm ve önyargıları bir kenara koyarak düşünmenin erdeminden bahsettim.

Şimdi bir an için düşünelim. Dokunulmazlıkların kaldırılması oylamasında PKK temsilcileri ile birlikte CHP’nin değil de AK Parti’nin hayır oyu kullandığını düşünelim. Bunlar vatan haini, bunlar ülkeyi bölüyor satıyor, bunlar PKK’nın işbirlikçisi diyenleri duyar gibiyim.

Ne demişti bize Albert Einsten hatırlatmakta fayda var. “Bir peşin hükmü yok etmek atomu parçalamaktan daha zordur

 

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı