Karanlık enkaz altında kalan canlar
Fatma Altuntaş

Karanlık enkaz altında kalan canlar

Hayatım boyunca unutmayacağım hafızama kazılan tarihlerden bir tanesi 17 Ağustos saat 03:02 Yer yarıldı yerin dibine giren binlerce insan binlerce can onca mal gençlik yıllarımın başında olayların bile farkında değilken sonrası şokunu yaşarken yıllar sonra ayrı bir enkaz oluyor insanın hayatı.. 

Kolay değil yer gök kıpkırmızı etraf tozduman kulaklarımda çığlıklar halen gözümün önünde sanki mahşer yeri her yer kimse kimseyi görmüyor ne olduğunu bilen yok o geceye karşı cevapsız kalan onca soru? Deprem gerçeğini de gündüz öğrendik maalesef.. 

O gece hastanede yatıyordum bir hafta önce falandı hatırladığım güneş ay tutulması oldu herkes izlemek için planlar yapıyordu oldu da her yer güneş ay tutulması gündüz karanlık oldu çok sıcak günler öyle böyle değil. Bir yandan da karşı tarafta yani Gölcük'te donanma kutlamaları var deniliyor çünkü hastanenin karşısında askeri helikopterler hiç durmuyor sesleri bir hareketlilik var belli. Deprem gecesinin akşamında donanmalardan kutlamalar var görkemli şekilde ve sabahını bile göremeyen onca insan.. 

O geceye anlatılan bir gerçek olan bişey beni çok etkilemişti sonradan dinlediğim.. Gölcük'te tek başına yaşayan bir kadın ve tek evladı şehit olmuş.. Uykudan uyandırıp namazını kıl diyerek kadın uyanıp namazımı kılmadım doğru ya demiş. Namazını kılıp camdan bakıyormuş ne uzun sürdü bu sesler deyip dururken telefon çalıyor gece gece kim bu kim beni arar diyerek telefona önce bakmıyor sürekli çalan telefona merak ediyor bakıyor anne benim ismail diyor oda benimle dalga mı geçiyorsun diyerek dinlemeden kapatıyor..Tekrar telefon çalıyor bakmıyor gece gece benimle dalga geçiyorlar deyip kızıyor kendince, tekrar üst üst çalınca yeter deyip kızmaya gidiyor telefonun başına telefonu açıyor bak oğlum ben yaşlı biriyim utanmıyormusunuz benimle dalga geçmeye derken anne benim İsmail babam öldü bana en sevdiğim yemeklerden kuru fasulye yapardın seninle şu parka giderdik Hatice teyzemde kalırdık arada kızı vardı Asiye demi deyince kadın yaşlı gözlerle dinliyor şuan senden tek ricam hiç birşey almadan çık hemen telefonu kapat benim rahat etmemi istiyorsan hemen çık diyerek telefon kapanıyor.. 

Ağlayan yaşlı kadının kafasıda karışıyor tabi gene anne yüreği dışarı çık uzaklaş dedi bana diyor çıkıyım diyor korkuyor bi yandan dua ederek çıkıyor az uzaklaştıkça birşeyler olduğunu anlıyor olduğu yere düşüyor ve bakıyor ilk önce ordaki mahallede tek yıkılan kendi oturduğu ev İsmaili'm rahat uyu şimdi diyerek ağlıyor bu yaşanılan Gölcük'te onca sırlar dan biri hatta anlatıyor kadın nasıl olur dediklerinde bazıları ?? Şehitlere ölü demeyin diye hadis yokmu diyor benim de İsmail'im ölmedi anasının kuzusu o diyor buna benzer ne yaşanılan olan gerçekler var inanılması zor yaşanılan Rabbime hamd olsun yaşatana bakmak lazım onca Dualar mazlumlar varken.. Cevaplarını bildiğimiz bide bilmediğimiz onca olaylar oldu yaşanılan anlatmakla bitmez.. O enkazı yıkılan hayatlar yıkılan şehirler.. 

Bazen düşünüyorum da bugün olsaydı belkide hiç birimiz böyle olmazdık çünkü çok bilinçsizce hareket edildi canlı canlı ölenler oldu yaşadık gördük kader tabikide Amenna.. Yine halkımız çok sardı yaralarımızı inkar edilemez.
 Mesela en basit bir örnek vinçler binalardan kurtarma yaparken solanda sandıkları kişileri başka yerden giriş yaparken onların da ölmesine sebep olan onca tebbir alınmadan bekleyen onca can.. Yol kenarlarında ağlayan onca çocuklar, bu enkazdan yararlanan onca fırsatçı neler neler yaşamayan anlamaz.. 

İnsanın yaşı ilerledikçe herşeyini kaybeden biri olarak unutmak çok zor.. Depremde hayatını kaybedenlere engelli kalan deprem gazilerine benim gibi Allah'tan rahmet rabbim sabır versin büyük afetlerden korusun kötülüklere fırsat vermesin Allah'ım.. Selâm ve Duayla..

Bununla ilgili sen ne düşünüyorsun?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Weecomi Markası ile Dünyaya Yazılım Satıyor
Twitter'dan 280 karakter atağı
Twitter'dan 280 karakter atağı